Radikal hareketler, büyük parasal ve dış destek olmadıkça gerçekleştirilemezler, 20. yüzyılın büyük tarihçisi Oswald Spengler, solun, düşman görünen büyük sermaye sahiplerinin kontrollerinde geliştiğini gören bilim adamalarından biridir. Ünlü eseri Batı'nın Çöküşü'nde şöyle der:
Sermayenin yönlendirmediği hiçbir proleterya hareketi, hatta bir komünist hareketi şimdiye kadar görülmemiştir. Bu hareketler, idealist liderleri, arasında böyle bir şüphe dahi uyandırmaksızın sermayece yönlendirilmiştir.
Marks'ın en büyük öğrencisi Lenin, ondan "kapitalizmle gizli birliktelik" mirasının da almıştı. Yaptığı ihtilalin finansmanını büyük sermayedarlardan bulan Lenin, ihtilalin ardından da aynı çevrelerden destek gördü. Eustace Mullins'ın bu konu hakkındaki notları:
Lenin, Beyaz Saray'daki güçlü arkadaşından, Wilson'dan yardım istedi. Wilson, Kuhn & Loeb Co. avukatlarından ve eski dışişleri bakanı Elihu Root'u Özel Savaş Fonu'ndan 20 milyon doları Bolşeviklere vermesi için Rusya'ya yolladı. Cömertlikte Wilson'dan geri kalmayan J. P. Morgan & Co. kuşatma altındaki Lenin ekibine finansal yardım sağladı.
The Unknown War With Russia adlı kitabında Robert S. Maddox: Rusya'daki Mart İhtilali, Wilson'un hayal ettiği savaş sonrası dünya ortamını yaratacaktı. ABD'nin geçici hükümeti ilk olarak tanımasını sağladı. "Maddox"un belirttiğine göre Versay Antlaşması'nın 6. maddesine göre "Rusya kendi belirlediği kurumlarla devam edecekti." Ve böylece Bolşevik rejiminin geleceği garanti altına alınmıştı. Wilson'un politik yardımcısı Albay House kendi sekreteri Kenneth Durant'ı Rusya'ya gönderdi ve 1920'de Sovyet Bürosunda sekreter olarak çalışmaya başladı.50
Ingersoll Rond'ın Başkanı ve New York Federal Reserve Bankası'nı Başkan Vekili William Laurence Sanders, 17 Ekim 1918'de Wilson'a yazdığı mektupta: "Rus halkı için, Sovyet formu hükümet en uygunudur ve ben de bu sistemi desteklemekteyim" diyordu. 1914'ten beri New York Federal Reserve'in Başkan Vekili olan George Foster Peabody, Rockefeller'lar için (General Education Board) Genel Eğitim Kurulu'nu kurmuştu ve Bolşevikler'in devlet tekelini desteklediğini belirtti. Böylece New York Federal Reserve'in en ünlü üç görevlisi Sanders, Peabody ve William Boyce Thompson Bolşevizmi destekliyordu. Thompson daha sonra ABD'de Bolşevikler'in propagandası için bir milyon dolar verdi. New York Federal Reserve Bankası, N. M. Rothschild ve oğullarının sahip olduğu beş New York Bankası tarafından yönetiliyordu. Anlaşılıyor ki bu üç adam sadece işverenlerin isteklerini gerçekleştiriyordu.
Tarihteki en ilginç göçe William Boyce Thompson başkanlık etti. 15 meşhur Wall Street avukatı ve finansörü Rusya'ya giderek sendeleyen Bolşevik rejimini kurtardı. J. P. Morgan, Thompson'a Petrograd'daki National City Bank şubesinden bir milyon dolar gönderdi. Bu banka Bolşevik rejiminin saldırısına uğramayan tek bankaydı.
2 Şubat 1918 Washington Post'ta şöyle bir haber yayınlanıyordu: Kasım'a kadar Petrograd'da kalan William Boyce Thompson Bolşevikler'e doktrinlerini Almanya ve Avusturya'da yaymaları için bir milyon dolarlık yardım yapmıştır. Thompson'un bu görevinde Amerikan Kızıl Haç Başkanı Henry P. Davison; Thomas Thatcher ve Harold Swift vardı ve bunlar tümü CFR üyesiydi. National City Bank, Rusya'ya 50 milyon dolar borç vermişti ve Morgan Guaranty Trust Sovyetlerin Amerika'daki finansal çıkarlarını gözetiyordu. 1922 Ocak'ta Ticaret Sekreteri Herbert Hoover, Guaranty Trust'ın Moskova'daki Devlet Bankası'yla ilişkilerine izin verdi. Şimdi Guaranty Trust Başkan Yardımcısı olan Alman bankacı Max May 1923'de Ruskombank'ın dışilişkiler başkanı oldu, bu Sovyetler'in ilk uluslararası bankasıydı. Who's Who'ya göre Max May 1883'te ABD'ye geldi, 1888'de vatandaşlığa geçti ve 1904-18 Guaranty Trust başkan yardımcısı, 1922-25 Rus Ticaret Bankası Kurulu üyesi ve idarecisi J. P. Morgan ve Guaranty Trust, Sovyet hükümetinin ABD'deki mali ajanlarıydı. Çar'ın altınları Guaranty Trust'a yatırıldı.
Bu operasyonlarını örtbas etmek için Guaranty Trust'ın bazı görevlileri ve Otto Kahn bir "anti-komünist grup" kurdu. Bu "United American" grubu anti-Yahudi ve anti-komünist propaganda yapıyordu. Örgüt, komünizme karşı olanları etkisiz hale getirmek amacıyla kurulmuştu...
Öyle ki, bolşevik hareketin dünya karargahı Wall Street'teydi.1922'de Chase National Bank, Rus hükümetini tanımak ve ticareti geliştirmek için Amerikan-Rus Ticaret odasını kurdu.
Lenin'in programı büyük zenginlerin programıdır. Çünkü o, bütün özel mülkiyeti kaldırır ve devlet kontrolü altına koyar. Devlet ise, büyük zenginler tarafından kontrol edilir. İşte dünya düzeni!
Lenin'in kapitalist dostlarının, ilginç olarak, çoğunlukla Yahudi sermayedarlar ya da masonik kompleksten örgütler -CFR gibi- olduğunu görüyoruz. Peki bu kişi ve örgütlerin Lenin'i desteklemelerindeki amaç neydi? Kimileri, Lenin ve arkadaşlarına yapılan maddi desteğin, Almanya tarafından geldiğini, bunun da Almanya'nın savaşmakta olduğu Rus Çarlığı'nın yıkılmasını istemesiyle ilgili olduğunu söyler. Ama, Bolşevikleri destekleyenler yalnızca Alman "kapitalist"leri değildir. Gary Allen'ın sözleriyle:
Max Warburg'un Lenin'i desteklemesini Alman yurtseverliğine bağlarsak -ki öyle değildir- ya Schiff, Morgan, Rockefeller ve Milner'ın finansmanlarını nasıl açıklayacağız?
Bolşevik İhtilali dünyanın en zengin ve güçlü kimselerince desteklenen bir harekettir. Hareketin görünürdeki amacı-Rothschild'ler, Rockefeller'lar, Schiff'ler, Warburg'lar, Morgan'lar ve Milner'lar gibi-servet sahiplerinin mallarının ellerinden alınarak devletleştirilmesi anlayışına yönelik görünüyordu. Fakat görünürde olan şuydu ki, bu kişiler, komünizmden hiç korkmuyorlardı! Bu hareketi finanse eden ve böylece onu kontrol altında tutan sermayenin ondan ondan korkması için bir neden de yoktu... Rothschild ve ekibinin, bir buçuk asırdır, aynı klasik yöntemle boğuşma içinde olan iki düşman grubu aynı anda desteklediklerini unutmamak gerekiyor.
Söz konusu "kapitalist"lerin neden Lenin ekibini destekledikleri sorusuna çok değişik cevaplar bulunabilir, ama Lenin'in Yahudi toplumu adına yaptıkları, bu noktada gözden kaçırılmaması gereken bir gerekçe olarak gözüküyor. Encyclopædia Judaica Lenin'in Yahudilere olan "zayıflığını" anlatıyor:
Lenin başa gelir gelmez Yahudileri koruyan birçok kanun çıkardı. Bununla beraber, Yahudilerin haklarını koruyan partiye bağlı bir örgüt de kurdu.
Lenin, Rus İhtilali'nden sonra güç kazanınca Yahudiler için özel bölümler açılmasını sağladı. Lenin, siyonizmi destekliyor, İbranice'nin Yahudilerin arasında kullanılmasını benimsiyordu.
Bununla birlikte, Lenin Çarlık döneminde siyonist faaliyetler göstermekten dolayı tutuklanmış olan bir çok Yahudiyi serbest bıraktı: "Lenin, bir çok siyasi suçu bulunan haham ve siyonistlerin tutuksuz kalmalarını sağladı ve bunların Filistin'e gitmelerine yardım etti."
Lenin'in Yahudilik konusundaki hassasiyeti her açıdan belliydi:
1917 Devrimi sonrası Lenin Rusya'da başa geçince hem Komünist Parti'de, hem de Joseph Stalin'in başkanlığındaki bölümlerde Yahudi ilişkileri için özel departmanlar kurdurdu. Ve, İbranice'nin Yahudilerin ulusal dili olarak tanınmasına karşı çıkmadı.
Bütün bunların yanında Lenin antisemitizme (Yahudi aleyhtarlığı) karşı da büyük faaliyet gösterdi. "Lenin de diğer devrimciler gibi antisemitizm üzerine büyük bir samimiyet ve canlılıkla gitti. Lenin antisemitizmi sosyo-politik bir şeytan olarak gördü."
Lenin'in bu düşüncesi, bütün "yoldaşları" tarafından paylaşılmaktadır: "Antisemitizm komünistler tarafından karşı devrimci bir ideoloji olarak kabul edilmekteydi."
Bolşeviklerin antisemitizm gibi şoven bir ideolojiye karşı olmaları elbette yanlış bir şey değildi.. Fakat "rejim muhalifi" olarak gördüğü çevrelere inanılmaz baskılar uygulayan katı Sovyet rejiminin neden Yahudileri olağanüstü sempati ile davrandığı da ister istemez akla takılıyor. Lenin iktidarda olduğu 7 yıl boyunca aynı politikayı büyük bir ısrarla sürdürmüştür. Komünizmin aleyhindeki en ufak bir hareketin ölümle cezalandırıldığı, her türlü dini inancın (Yahudilik hariç) şiddetle ezildiği, milyonların katledildiği bu dönem, Yahudiler için oldukça olumlu geçmiş, Lenin Yahudi taraftarı tutumunu sürekli korumuştur:
Lenin Yahudilere karşı her zaman sempatik bir tutum sergilemiş ve bu tutumunda kararlı olmuştur.
Lenin hastalık dönemlerinde ve hayatının son zamanlarında bile Yahudiliğin haklarının savunuculuğunu yaptı.
Lenin'in Batılı finansman çevreleri tarafından desteklenmesinde kişisel özelliklerinin de etkisi vardı sanırız. Lenin'in, komünistlerin "burjuvazi örgütü" olarak nitelendirdiği mason localarına kayıtlı olması oldukça ilginçti. Söz konusu bilgiyi masonlar tarafından hazırlanan Mason Sözlüğü'nde buluyoruz: "Lenin Vladimir Oulianof: 1914 öncesi Paris'teki Fransız Büyük Doğusu'na bağlı Union de Beleville Locası'na kayıtlıydı."
Bu aslında bize, aradığımız sosyalizm-kapitalizm ilişkisi konusunda önemli bir bakış açısı sunuyor. Bu iki karşıt blok arasında var olduğu söylenen ittifak, herhalde en iyi masonluk gibi gizli örgütlenmeler sayesinde sağlanabilirdi. Lenin, bahsettiğimiz çevrelerin çok önem verdiği "soy" yönünden de aranan özelliklere sahipti. Türkiyeli Yahudilerin çıkardı Şalom gazetesinde "şimdi de Lenin'de Yahudi Kanı" başlıklı yazıda Lenin hakkında verilen önemli bazı bilgiler şöyle:
Yıllardan beri sadece antisemitler tarafından iddia edilen Lenin'in Yahudi kökenli olduğu tezini, son günlerde daha geniş kitleler de kabul etmeye başladı. Olayın ilginç bir başka yönü ise, her türlü eşitliğin savunulduğu ve şu anda tarihe karışmış olan SSCB'de Stalin'in bu gerçeği bilmesine rağmen açıklanmasını defalarca engellemiş olmasıdır. Son olarak, demokratik hareketlerin sadık bir destekçisi olan ve antisemitizm ile suçlanması mümkün olmayan Moscow News gazetesi de, geçen gün yayımladığı bu yazısında, Lenin'in büyükbabasının (anne tarafından) dönme bir Yahudi olduğu haberini verdi. Moscow News muhabirlerinden Matolyo Davidova'nın, merhum Sovyet Komünist Partisi'nin arşivlerinden derleyerek hazırladığı habere göre, Lenin'in ölümünden sonra ablası Anna Ulyonova-Yelizarova, Sovyet diktatör Josef Stalin tarafından, kardeşinin hayatını konu alan bir kitap için bilgi toplamakla görevlendirildi.
Ailenin tarihçesi hakkında geniş ve derinlemesine bir araştırma yapan Ulyanova, 1929'da Stalin'e yazdığı mektupta Lenin henüz bebekken ölen büyükbabası Alexander Blank'ın bir zamanlar Yahudi olduğunu açıklayabilmek için izin istedi... Ancak Stalin kendisine yazdığı acele cevapta, Ulyanov ailesinin Yahudi geçmişinin açıklanmasını "şimdi zamanı değil" diyerek engelledi. Öte yandan Davido da, büyük Sovyet liderinin Yahudi kökleri ile ilgili hikayesi, kendisine hatırlatıldığında şöyle cevap verdi: "Benim için önemli olan, Lenin'in büyükbabasının Yahudi olması değil, bunu bilen ve açıklamak isteyen kızkardeşinin Stalin tarafından engellenmiş olmasıdır." Bu tarihin saklanmış önemli parçalarından biridir ve ben de bunun mümkün olduğunca çok insan tarafından bilinmesini istiyorum.
Lenin'in Yahudi dinine karşı da ilginç bir yakınlığı vardır. Özellikle ibadetleri uygulama konusunda çok hassastır:
Birgün, Yitzhak Steinberg (İhtilal kadrosundaki Yahudilerden biri) asillerin eski kız yatılı okulu Institute Smolny'de Lenin ve arkadaşlarıyla birlikte toplantıya katılır. Lenin aniden dönerek: "Yitzhak minhayı söyledin mi? Git hemen duanı yap yoksa çok geç olacak" der.
Yahudilere karşı bu denli "sevecen" olan Lenin, aslında diğer insanlara karşı son derece sert ve acımasızdı. İktidarda bulunduğu dönemde milyonlarca insanı ölüme gönderen Lenin hakkında, ünlü Rus yazarı Soljenitsin, Time dergisine verdiği demeçte şu yorumu yapıyor:
Lenin tam bir zalimdi. Kimseye acımazdı. Halka yaklaşımında en küçük bir insani taraf yoktu. Kitlelere de, kendisini takip etmediğini sandığı tek tek kişilere karşı da zalimdi.
Lenin'in ölümü de oldukça anlamlıydı. Milyonlarca insanı Yahudi hedeflerine uygun olarak ölüme, anarşiye, dinsizliğe sürükleyen Lenin; büyük acılar içinde kıvranarak ve tanınmaz bir halde öldü. Le Figaro dergisinin bildirdiğine göre Lenin, cinsel ilişkiyle ve özellikle fahişelerden bulaşan Frengi hastalığı nedeniyle felç ve hafıza kaybına uğrayarak öldü. Uzaktaki evlerden bile duyulan çığlıklar atarken ağzından dökülen şu sözler oldukça ilgi çekici: "İnsanlar... bana yardım edin... devrim.... şeytan burada, burada."
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilKomplo teorisi yazacağına az Lenin okusaydın bunu yazmazdın :D
YanıtlaSil