29 Mart 2010 Pazartesi

7. BÖLÜM


FAŞİZM

Kitabın giriş bölümünde terör teriminin tanımını yaparken şöyle demiştik: "terör, en geniş anlamda, yoğun ve sistematik bir korkuyu ve bu korkuya neden olabilecek her türlü şiddet eylemini içerir". Bu tanıma önemli bir nokta daha eklemek gerekiyor. Terörün iki farklı türü olduğundan söz edilebilir çünkü: Biri ekonomik ya da siyasi çıkarlar adına uygulanan terör, öteki ise bir ideoloji adına yapılan terördür. Birincisine en iyi örnek, mafya örgütlerinin son tahlilde karlarını "maksimize" etmek için uyguladıkları terör, ikincisine en iyi örnek ise kendisini "devrimci" olarak tanımlayan ve "halkın kurtuluşu" gibi ideolojik söylemlerle savaşan solcu gerillaların terörüdür ("şehir" ya da "kır" gerillaları).

Birincisinde sadece ve sadece güç istenir; terörü uygulayanlar kendi kişisel ekonomik ya da politik güçlerini artırmak ya da korumak peşindedirler. İkincisinde de güç arayışı esastır, ama bu güç, bir ideoloji adına istenmektedir.
Bu iki terör türünün arasında bir yerlerde bir terör türünün olup olmadığını merak edip de siyasi tarihe bir göz atarsak, ilk göze çarpan şey "faşist" ya da "aşırı sağcı" şeklinde nitelenen terör türü olacaktır.

Faşist terör, ideolojik terörle ideolojik olmayan terörün arasında bir yerlerdedir, çünkü sahip olduğu ideolojik söyleme karşın, önemli bir bölümü kendisini uygulayanların çıkar beklentilerinden ve bir de "içgüdüsel" eğilimlerinden kaynak bulmaktadır.

Bir başka ifadeyle şöyle denebilir: Faşist terör, belirli bir ideolojinin adına yapılmaktadır. Bu ideolojinin en önemli unsuru ise ırkçılıktır. Ancak faşist terörün ardında, sadece bir ideolojik gerekçe yatmaz. Çünkü faşist terörü uygulayanlar, çoğu kez bu terörden önemli bir çıkar da elde ederler. Dolayısıyla, çoğu faşist örgütlenmede, ideoloji çıkarları kamufle etmek için kullanılır. Önce terör uygulanır, sonra da bu terörü sözde meşrulaştırıcı bir ideolojik söylem üretilir. Bu nedenle, faşist ideolojik söylemler çoğu kez son derece sığ ve ilkeldir.

Bunun yanında, faşistlerde "terör için terör" olarak özetlenebilecek psikoloji vardır. Kaba kuvvete karşı içgüdüsel bir hayranlık duymaktadırlar ve bu kuvvetin ifadesi olan şiddet eylemlerine, bu eylemler her hangi bir rasyonel amaç taşımasalar da, büyük bir sempati beslerler. Bu noktada terör, bir araç değil, başlı başına bir amaçtır; faşistin ruhundaki şiddet eğilimini tatmin eder çünkü.

Bu bölümde söz konusu faşist terörün bazı tarihsel örneklerine göz atacak ve bu örneklerin ortaya koyduğu standart "faşist portresi"ni inceleyeceğiz. Bunu yaparken de, özellikle bu faşist portresinin çoğu kez gözlerden uzak kalan üç ilginç özelliğini ele alacağız. Bu özellikler sırasıyla; neo-Paganizm, cinsel sapkınlık ve "Siyonist bağlantısı"dır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder