Stalin, 20. yüzyılın en korkunç adamı... Onmilyonların katili... Truman'la birlikte "soğuk savaş"ın mimarı, batı düşmanı... Sosyalizmi köylüleştiren, basitleştiren, soğuklaştıran adam... Ve fanatik bir Yahudi düşmanı.
Bu tablonun ne kadarı gerçeğe uygun, incelemeye çalışalım. Stalin'in uyguladığı vahşete, baskı politikasına kuşku yok ama "Batı"yla ilişkileri ve paranoid antisemitizmi biraz bulanık görünüyor. "Dünya Düzeni"nin yazarı Mullins, Stalin'in bilinmeyen bir görüntüsünü ve sosyalizm-kapitalizm bağlantısının bir başka örneğini şöyle anlatıyor:
1935'te Stalin Rusya'da bir çok yabancı yatırımı kamulaştırdı. Fakat Standard Oil mallarına dokunulmadı. 5 yıl planları (1928-32, 1933-37, 1938-42) hep uluslararası bankalar tarafından finanse edildi. 1920'lerde, Rusya'yla iş yapan başlıca firmalar Vacuum Oil, International Harvester, Guaranty Trust ve New York Life idi. Bütün bu şirketler Morgan-Rockefeller yatırımları ile kontrol ediliyordu.
Stalin'in Yahudi düşmanı görüntüsü ise "misyon"unun asıl önemli yanını oluşturuyordu. Bu görüntünün gerçekliğini incelemeden önce, Stalin'in, Yahudiler açısından çok önemli olan "soy" özelliklerine bir bakalım:
Sovyet generalleri de kabul ediyorlar ki, Stalin Yahudi asıllıdır.
Stalin'i yani Djugashvili'yi küçüklüğünden beri tanırım. Babası bir eskici, büyük babası ise Yahudi bir tenekeci idi, eskicilik de yapardı.
...Stalin'in ailesi eski paçavra ve teneke satışı ile geçinen, Yahudi'den dönme bir aile idi.
...Hepimiz Djugashvili'nin Yahudi olduğunu bilirdik.
Fakat, Stalin tüm dünyada koyu bir Yahudi düşmanı olarak tanınır. Olayı incelediğimizde, bu görüntünün, Stalin döneminde Rusya'ya oynanmış olan bir senaryonun gereği olduğu düşüncesi doğuyor. Stalin'in Yahudilere yani kendi soydaşlarına karşı izlediği politika oldukça ilginçtir. İktidarının ilk yıllarında, Lenin'in tavrını aynen devam ettiren ve Yahudilere karşı olağanüstü olumlu bir politika izleyen Stalin, daha sonraları yavaş yavaş tutumunu değiştirir, 1930-40 yılları arasında süren değişim özellikle II. Dünya Savaşı yıllarında büyük bir Yahudi düşmanlığına (!) dönüşür.
Encyclopædia Judaica, Stalin'in Yahudi politikasını şöyle anlatıyor:
Lenin antisemitizme karşı bir politika uygulamış, ve politikasını verdiği ifadelerle ortaya koymuştur. Sovyetlerdeki bu durum Stalin'in diktatörlüğünün yoğunlaştığı 1920'lerin sonuna doğru devam etmiştir.
Stalin, 1930'ların ilk yıllarına kadar, Lenin'in izlediği Yahudi taraftarı politikayı aynen devam ettirir. 1931'de Jewish Telegraph Agency'e verdiği demeçte "antisemitizmin şovenist ırkçılığın çok aşırı bir kolu ve yamyamlığın çok tehlikeli bir yöntemi" olduğunu ifade eder.
Fakat bu tarihten sonra Stalin değişecektir!
Dönüş noktası 1930'larda başladı. Sovyet yönetim antisemitik ifadeleri cezalandırmayı veya engellemeyi bıraktı. Bu sıralarda hükümet Yahudi kurumları ve önemli figürleri sistematik olarak ortadan kaldırmaya başladı.
Stalin, 1930'lardan sonra gittikçe artan bir antisemitik politika izlemeye başlar. Bu yıllar, aynı zamanda Stalin'in ülke içinde milyonları "halk düşmanı", "karşı devrimci" gibi suç(!)larla katletmeye başladığı yıllardır. Stalin'in Yahudi aleyhtarlığı (?) gittikçe artan bir şekilde devam eder. II. Dünya Savaşı'nda doruğuna ulaşan bu politika ölümüne kadar sürer:
1948-53 Rus Yahudileri için "kara yıllar", Ülkenin en üst hükümet kademesinde tam bir Yahudi karşıtı hareket aktif bir politika olarak uygulanmaya başladı... Sovyet gazete ve dergileri anti-Yahudi bir kampanya başlattılar... Yahudi yazarlar, halk liderleri yakalanıp idam ediliyordu... Binlerce Yahudi işten çıkarıldı.
Ölümüne kadar Stalin, Yahudilere karşı düşmanca bir tutum sergilemiştir.
Bütün bunlarla birlikte, Stalin döneminde kurulan İsrail devletine ve siyonist harekete karşı da aleyhte propaganda yapılır;
İsrail devletinin ve Siyonist hareketin anti-Sovyet Amerikan casusluk yöntemi olarak tasvir edilmesi "kara yıllarda" uygulanan antisemitik programın bir bölümüydü.80
Bütün bu Yahudi aleyhtarı politika acaba gerçek miydi? Yahudi düşmanlığını ilk başta "şovenist ırkçılığın tehlikeli bir kolu" olarak nitelendiren Stalin'in birden ateşli bir Yahudi düşmanı (!) olmasının nedeni neydi?
Çok ilginç, Stalin, Rusya sınırları içinde antisemitizm uygularken, İsrail'i ve siyonizmi lanetlerken, dışarıda İsrail'in kurulmasını var gücüyle desteklemiştir:
1948'de İsrail'in kurulması fikrini Sovyet Rusya desteklemiştir.
Stalin'le birlikte Yalta'da yedikleri bir yemek sırasında, Roosevelt, Stalin'e siyonizmi destekleyip desteklemediğini sorunca, Stalin "evet" cevabını verir.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler, Filistin'deki Yahudi yerleşimini desteklemişlerdir.
Gerçekte, İsrail'i diplomatik olarak ilk tanıyan ülke Sovyetler Birliği oldu.
Hatta Stalin, I. Arap-İsrail Savaşı'nda İsrail'e Çekoslovakya üzerinden silah yardımı yapar.
Bu tablo biraz garip değil mi? Sovyet Yahudilerine haksız biçimde büyük baskılar uygulayan Stalin'in İsrail'i var gücüyle desteklemesi nasıl açıklanabilir? Stalin'in kullandığı kadroları da Yahudilerden seçmeye özen göstermesi bir başka açıklaması zor olay:
Macaristan'da II. Dünya Savaşından sonraki yönetimde Yahudi dönmeleri önemli rol oynadılar. Stalin özellikle onları politbüroya soktu. Çünkü onlara normal Macarlardan çok daha fazla güveniyordu.
Stalin'in Yahudilerle olan ilişkisi oldukça kapsamlıydı:
Stalin, Londra'dayken odasını Walhoch adlı bir Polonya Yahudisiyle paylaşıyordu. Bu Yahudi Maxim Litvinov diye de bilinir, ve ileride birgün Stalin'in Dışişleri Bakanı olacaktır.
Mekhlis, Stalin'in özel sekreteriydi. Kızılordunun politik kanadının başına II. Dünya savaşı sırasında geçmiştir. Ve bir Yahudidir.
Bu tablo, Yahudi Stalin'in neden Yahudi düşmanı (!) olduğunu anlamak açısından oldukça önemli. Stalin'in gerçekte, hiçbir zaman Yahudi düşmanı olmadığını anlamak zor değil. Onun uyguladığı program, yalnızca Filistin'de kurulan İsrail devleti için gerekli olan Yahudi nüfusu oraya göndermek içindi. Yahudiler tarafından finanse edilip başa getirilen Nazilerin yapay Yahudi düşmanlıkları nasıl Almanya'daki göçe isteksiz Yahudileri "ikna" ettiyse, Rusya'da da oldukça kalabalık olan Yahudi nüfusu da Stalin'in yöntemleriyle ikna oldu.
1948'de kurulmasından sonra İsrail için herşeyden önemli olan ihtiyaç Yahudilerdi. En geniş potansiyel ise Stalin'in kontrol ettiği sınırlar arasında bulunuyordu.
Göçe razı olmayan Yahudilerin bu yöntemle ikna edilmeleri kararı 1930'larda kesinleştiği için, Stalin bu yıllarda antisemitik politikaya başladı. Nazi hareketinin gittikçe dozunu arttırdığı Yahudi düşmanlığının Stalin'le aynı periyodlara uygun gelmesi bunun açık delillerinden biri. Nitekim, bu politika hedefine ulaştı, Rusya'da İsrail'e büyük çapta Yahudi göçleri oldu. Stalin'in gittikçe yoğunlaşan ve İsrail'in kurulmasıyla doruğuna ulaşan antisemitizm politikası beklenen sonucu vermişti:
İsrail bağımsızlığını kazandıktan sonraki dönemde, II. Dünya Savaşından sonraki ilk 3 yılda, Yahudiler Rusya'dan göç etmeye başladılar. Yüzlerce göçmen Romanya, Bulgaristan, Macaristan gibi demirperde gerisi ülkelerden göçe başladı. Bütün bu kaçış uğraşıları Yahudileri Rus kontrolünden kurtarmak yolundaydı. Bu sırada göçü organize etmek için Mossad Aliyah Bet adında bir organizasyon kurdu.
Stalin'in Yahudi düşmanı gözükmesinin diğer bir nedeni de dünya çapında yaptığı propagandadır. 40 milyon insanı acımasızca öldüren ve dünya tarihinin en büyük katillerinden biri olan Stalin'in Yahudi düşmanı olarak tanıtılması şüphesiz en çok Yahudi liderlerin işine yaradı. Naziler örneğinde de Yahudi liderler, psikopat insan kasaplarını, "rejim düşmanlarına" yani sivil halkın üstüne, ve siyonizme karşı çıkan Yahudilere karşı kullandılar. Ve bunun yanında, soykırım masalı sayesinde bütün dünyada hala kullandıkları bir mazlumluk imajı kazandılar. Stalin'in yöntemi de aynı oldu, dünyanın en kanlı diktatörü ve dolayısıyla "zavallı Yahudilerin düşmanı" olarak tanındı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder