29 Mart 2010 Pazartesi

ORTADOĞU'DA YAPAY ANTİSEMİTİZM


Ortadoğu'daki yapay antisemitik hareketler, özellikle İsrail'in araplara yönelik terör hareketlerine meşru zemin hazırlaması bakımından önemlidir. Ortadoğu'daki bu hareketler İsrail Devleti'nin kuruluşuyla ortaya çıkmış ve halen devam etmektedir.

Irak'ta, eski Juda Krallığı'nın yıkılmasından sonra Buhtunnasır tarafından Babil'e sürülen ve 2500 yıldan bu yana burada yaşayan bir Yahudi topluluk vardır. 1948'de İsrail Devleti kurulduğu sırada burada 110 bini bulan bir Yahudi topluluğu yaşamaktaydı. Burada yaşayan Yahudiler ülkeye sağlamca yerleşmişler ve buradaki halklarla eşit halklarla yaşamaktadırlar. İsrail kurulunca gözünü bu Yahudilere dikti. Irak'ta Arap halkla iç içe yaşayan bu Yahudileri İsrail'e getirmek için İsrail terörizmi Bağdat'ta 1950'de harekete geçti. Üzerlerine bomba yağdırılmaya başlayan Iraklı Yahudiler "Ali Baba Operasyonu" adını taşıyan bir operasyonla İsrail'e göç etmeye başladılar.

Iraklı Yahudilerin isimlerini göçmen listelerine yazdırmada acele etmediklerini gören İsrail gizli ajanları, onları göçe zorlamak için tehlikede olduklarını anlatmak maksadıyla üzerlerine bomba yağdırmaktan çekinmediler. "Ali Baba Operasyonu" adını taşıyan operasyon böylece başladı.

Bu kışkırtmaların hikayesi haftalık Ha'olam Hazeh gazetesinde 20 Nisan-1 Haziran 1966 arasında yayınlanmış, Ağustos 1972'de Kokhavi Shemesh tarafından Siyah Panterler gazetesinde doğrulanmış ve 7 Kasım 1977'de Tel Aviv Büyük Mahkemesi'nin aracılığı ile gazeteci Baruh Nadel tarafından Mordechai Ben Porat'a yöneltilen sorulara verilen cevaplarla açıklık kazanmıştır.

Bağdat'taki Masauda Shemtou Sinagogu'nun bombalanması olayı da bunlardan biriydi. Savunmasız Yahudi cemaatine karşı girişilen bombalı saldırının sorumluluğu Irak'a yükletilmek istendi, fakat olayın arkasında Mossad'ın olduğu ortaya çıktı.

Yahudiler sinagogda dua ederken patlayan bomba fazla zarara yol açmamış, fakat istenilen mesajı kamuoyuna ulaştırmıştı. Iraklı Yahudiler sinagogu bombalayanların İsrail ajanları olduğunu duyduklarında kaygıya kapıldılar.
ABD'de yaşayan ve Iraklı bir Yahudi olan Reuben David bu olayı şöyle yorumluyordu:

Gazetelerde bir havra da dahil olmak üzere Yahudilerin sık sık gittikleri yerlerin bombalanmasıyla ilgili hikayeler anlatılıyordu. Bu bombalamaların fazla zarar vermemesi kuşku çekiciydi... Bombalamaların altında siyonistlerin olduğu bence çok açıktı. Yapmak istedikleri Yahudileri korkutmak ve müslümanların kendilerine karşı harekete geçtiğine inandırmaktı. Bombalamalar Iraklı Yahudiler üzerinde genel olarak etki yaptı. Yahudilerin evlerinde ve havralarda büyük miktarda silah ele geçmeye başladı. Hükümet, Yahudi mağazalarında, kahvelerinde ve havralarında bulunan çok az zarara neden olan bombaların, Yahudi konutlarında ve havralarında bulunan cephanelerin aynı kaynaktan olduğuna ve sorumluluğun da aynı kişilerde olduğuna karar verdi.

Benzer bir olay da Fransa'da gerçekleşti. Rue Kopernikke'de bir sinagoga yapılan bombalı saldırı Kaddafi'nin üzerine yıkılmak istendi. Ancak bu eylemin de arkasından Mossad çıktı: SISMI'den sızan bilgiye göre, eski İçişleri Bakanı ve eski Başbakan Michel Poniatowski, bu olayı Mossad'ın, Frasa'nın Irak'la olan bağlarını koparmak için yaptığı konusunda ısrar ediyordu.

Mossad'ın Suriye'yi güç durumda bırakmak için gerçekleştirdiği bir bombalama olayını ise Fransız eski Başbakanı Jacques Chirac, yayınlanmaması kaydıyla Washington Times muhabirine anlatmıştı. Fransa Başbakanı Londra Havaalanı'nda İsrail Havayolllarına ait El-Al uçağını patlatma girişiminin ardında Suriye'yi güç durumda bırakmak amacını güden İsrail istihbarat örgütü Mossad'ın bulunduğunu öne sürüyor ve bu iddiasına baş şahit olarak da Federal Almanya Başbakanı Helmut Kohl ile Dışişleri Bakanı Hans Dietrich Gencher'i gösteriyordu.
Washington Times gazetesi Chirac'ın bu sözlerini yayınlayarak bir skandala neden oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder