29 Mart 2010 Pazartesi
RUSYA'DA KOMÜNİZMİN GELİŞİMİ
Komünist ihtilal, Marks'ın öngördüğünün tersine, gelişmiş Batı'da değil, tarım toplumu olan Rusya'da gerçekleşti. Bir diğer deyişle "gerçekleştirildi". Çünkü olayın sosyolojik faktörlerinin yanısıra çok önemli politik faktörleri vardı. Bu faktörlerin başında Rus ihtilalinin altyapısının -sosyalizm ve kapitalizm arasında var olup olmadığını araştırdığımız bağlantıya delil oluşturacak bir biçimde- büyük sermaye sahipleri tarafından oluşturulması geliyordu. Eustace Mullins anlatıyor:
Banker Jacop Schiff'in özel ajanı George Kennan 19. yüzyılın ikinci yarısında Rusya'yı gezerek Komünist ihtilalcilere para ve silah sağlamıştı. Kennan ayrıca 1905'teki Rus-Japon Savaşı'nda (savaştaki Rus yenilgisi ihtilale ortam hazırlamıştır) Japonlara finansman sağladı. 1915'te New Yok'ta American International Corporation-AIC (Amerikan Uluslararası Şirketi) kuruldu. Şirketin asıl hedefi, önceden Schiff ve diğer bankerlerce desteklenen Bolşeviklere finansal yardım sağlamaktı. Bu yeni firma S. P. Morgan, Rockefellerlar ve National City Bank tarafından kurulmuştu. Yönetim Kurulu Başkanı National City'nin eski başkanı olan Frank Vanderlip'ti. Kendisi 1910'da Federal Rezerv Kanunu'nu yazan grubunda üyesiydi. Yöneticileri; Pierre Du Pont, Kuhn & Loeb CO'den Otto Kahn, Başkan George Bush'un büyük babası George Herbert Walker; New York Federal Rezerv Bankası Başkanı William Woodward; Loeb Union Pacific Demiryolları'ndan Robert S. Lovett; Perey Rockefeller, John D. Ryon, J. A. Stillman; A. H. Wiggin ve Beekman Winthroop'tu.
1928'de AIC yöneticileri arasında Perey Rockefeller, Pierre Dupont, Kuhn & Loeb Co.'den Elisha Walker ve Lazara Freres'den Frank Artschul vardı. Komünistlere yardım programında AIC, büyük ölçüde Morgan Guaranty Trust ile işbirliği yaptı. 1903'te Guaranty Trust'ın yöneticileri; First National Bank'ın kurucusu George F. Baker; Rothschildler'in temsilcisi August Belmont; Union Pacific Demiryolları Kurucusu E. H. Harrimon; ABD eski Başkan Yardımcısı Levi Morton; John D. Rockefeller'in Standard Oil'da ortağı olan Henry H. Rogers; H. Mc. Twobly ve Frederick W. Vanderbilt idi.
Hiç kimse bu büyük bankacıların anti kapitalist bir komünist ihtilali finanse edeceğini tahmin edemezdi. Ama aynen böyle oldu. Aynı adamlar Woodrow Wilson'un politik kampanyasını da finanse ettiler. Wilson, Paris Barış Konferansı'nda: "ABD'de Bolşevizme yakın kişiler vardır, çünkü bu rejimle istedikleri birey modelini oluşturmak için bir fırsat doğmuştur" diyordu. Wilson'un bahsettiği bu kişiler Morganlar ve Rockefellerlar'dı.
Bu anlaşılması zor ilişkide Rothschild, Schiff, Rockefeller, Morgan gibi isimlerin geçiyor olması ister istemez "İsrailoğulları faktörü"nü akla getiriyor. Olayı bu yönüyle Encyclopædia Judaica'da incelediğimizde ise ilginç başka bilgilere rastlıyoruz:
Yahudiler, bolşevizmin ve Sovyet rejiminin kuruluş yıllarında çok önemli rol oynamışlardır. Komünizmin Rusya'da ve daha sonra Avrupa'da yaptığı atakta, Yahudiler Sovyet rejiminin yerleşmesinde büyük pay sahibidirler.
Bu "faktör"ün en önemli temsilcilerinden biri Parvus Helphand'dır. Asıl adı Israel Helphand olan Yahudi yazar, 1905 Rus-Japon Savaşı'nın olacağını 1895 yılında yazmış ve bu savaşın Rus devrimiyle sonuçlanacağını ileri sürmüştü. Parvus, daha sonra da komünist harekete aktif destek verdi.
Yahudiler, komünist düşünceyi yaymak için Rusya'da çeşitli organizasyonlar kurdular. Bunların en önemlileri The Bund (Yahudi İşçi Partisi), The Farejnikte ve Po'alei Zion idi.Bunlardan özellikle The Bund, komünizmin gelişmesinde önemli rol oynadı. Daha sonra Lenin'in önderliğinde devrimi gerçekleştirecek olan Rus Sosyal Demokrat Partisi'ne katıldı. Encyclopædia Judaica konuyla ilgili şunları yazıyor:
1905-1906 yılları arasında Bund bir çok konuda bolşeviklerle beraberdi. Bund onların yardımı sayesinde Sosyal Demokrat Parti'nin Stockholm'deki kongresinde bütün Rus organizasyonlarının arasına döndü.
Komünizmin Yahudilikle olan bağlantısı hakkında o dönemde ilginç tezler üretiliyordu:
A. Lunacharsky dinle ilgilenen bir kişiydi. Kitab-ı Mukaddes'in, özellikle peygamberlerin devrimci yanları olduğunu ve Tevrat ile işçi dini arasında bağlantı olduğunu söylüyordu. Maxim Gorki ise antisemitizmi kınıyordu. Gorki, Siyonizm konusundaki pozitif düşüncelerini ilk olarak 1902'de kaleme aldı. 1906'da Bolşeviklere katıldığında kitabını tekrar yayınladı. Yahudi etniklere yardımı ve onları güçlendirmeyi savunuyordu.
Etiketler:
adnan oktar,
ahir zaman,
antisemit,
antisemitizm,
arkası,
darwinizm,
düşmanlığı,
harun yahya,
kapitalist,
kapitalizm,
leon,
perde,
rusya,
terör,
troçki,
yahudi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder